Doç. Dr. Abdülcemil Nesimi, Doç. Dr. Mensur Nuredin

BEŞERİ BİLİMLERDE İLİM, ZAMAN VE SAMİMİYETİN ÖNEMİ

Özet

“De ki: “Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?” Ancak akıl sahipleri öğüt alırlar.” (Zümer, 39/9) âyetinden hareketle İslâm dininin ilmi, üstünlük sebebi olarak kabul ettiği belirtilir. Ancak Kur’ân, hayatı sadece maddî ve tek boyutlu bir olgu olarak görmediğinden bilgi edinme yoluyla elde edilen kazanımın da sadece maddi bir menfaat ve üstünlükten ibaret olmadığı da hatırlatır. İlimden asıl maksadın Allah’ı bilmek suretiyle ahlak ve adalete dayalı birey ve toplum oluşturmak olduğu belirtilir. Bu bağlamda ilim mücerret bilmekten ibaret kalmayıp uygulamaya dönüşürse, maddi olduğu kadar manevi üstünlük sebebi de olur. Bu takdirde, o kimse, Allah katında üstün bir rütbeye sahip olmuş demektir. İslâm’da ilim ve ilmi araştırmalar her zaman teşvik edilmiş hatta bu konuda Müslümanların diğer milletlerle yarışması ve onlardan ileri durumda olmasını bir mesuliyet olarak Müslümanlara yüklenmiştir. Sonuç olarak ilim ve ilmî araştırmalar, insanın ve toplumun lehine ise; insanı şerre değil hayra sevk ediyorsa faydalı, aksi takdirde şerre ve kötülüğe götürüyorsa zararlı olduğu ifade edilir.

Bu dünyada her insanın sahip olduğu en önemli değer zaman olmaktadır. Fakat her insan bu değerin kendisi için ne kadar önemli olduğunun her zaman farkında olmamaktadır. Zaman hızlı bir şekilde akıp giderken, insanlar zamanın nasıl geçtiğini anlayamamakta ve daha sonradan zamanın ne kadar kıymetli bir değer olduğunun farkına varmaktadır.

İslam dininin temeli samimiyettir. Dinin her hükmünün, Kur›an›ın her ayetinin, İslam ahlakının her yönünün temelinde var olan yapı budur. Müslüman dinini samimiyetle öğreniyor ve Allah›a imanı ancak samimiyeti oranında yaşayabiliyor. Müslümanlığı yaşamaya başladığımdan bu yana ihlasın Allah›ın gizli bir kanunu olduğunu, aklın ve kavrayışın bu gizli kanunun işlemesiyle elde edildiğini anladım.

Anahtar Kelimeler: din, ilim, zaman, samimiyet.